Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Aşı olmadım, öğretmenlerle birlikte olacağım
Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Aşı olmadım, öğretmenlerle birlikte olacağım

Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi’nin, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açıklamalarına yer verdiği yazısı şöyle:

Sınır köyü Gödekli’de ders zilini çalmak için Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’la Ankara Esenboğa Havaalanı’ndan hareket ettiğimizde lapa lapa kar yağıyordu. Iğdır’a indiğimizde ise pırıl pırıl bir hava vardı. Ağrı Dağı olanca ihtişamıyla karşımızda duruyordu. Karlı yamaçlarına vuran güneş ışıklarını seyrederek Ağrı Dağı’nın eteklerinden Gödekli köyüne ulaştık.

Gödekli deyip geçmeyin, tam dört ülkenin sınırlarının kesiştiği bir yere kurulmuş. Karşınızda Ermenistan, az öteniz Azerbaycan ve İran. Pandemi nedeniyle neredeyse bir yıldır yüz yüze eğitimin yapılamadığı bir ortamda, köy okulunda ne hissedersiniz? İstiklal Marşımızın okunması, okul bahçesini dolduran çocukların cıvıltıları, Milli Eğitim Bakanı’nın ders zilini çalmasıyla yüz yüze eğitimin başlaması, dahası o çocukların gözlerindeki ışıltı… Okulu, çocukları, zil sesini ne kadar özlemişiz. Biz daha okuldan ayrılmadan sınıflardan çocukların cıvıltıları geliyordu. Milli Eğitim Bakanı ile oradan doğruca Türkiye-Ermenistan sınır kapısına geçtik. Aras Nehri’nin ayırdığı sınırdan Alican Hudut Karakolu’ndan Ermenistan tarafını seyrettik. Önceden buruk bir şekilde baktığım Ermenistan tarafını Karabağ zaferinden sonra farklı duygularla seyrettim. Hep izlenim aktaracak değilim. Milli Eğitim Bakanı ile yeni öğretim yılını da konuştuk. Onları da aktaracağım.

BURUK BİR SEVİNÇ

Milli Eğitim Bakanı’na önce ne hissettiğini sordum. “Hissettiğim şey aslında buruk bir sevinç” dedi. “Neden?” dedim. “Tüm öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin aynı anda neşe içerisinde başlayamamasından kaynaklanan bir burukluk” karşılığını verdi. Ardından ekledi: “Bazı çocuklarımın ‘Okullar lütfen açılsın’ diye gözüme baktığı anları hatırlıyorum ve onların sınıf seviyelerini açamadığım için bu burukluk derinleşiyor.” Ziya Selçuk onlara da söz verdi, “Öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz açısından risk azaldığı anda biz muhakkak süratle açarız” dedi.

BAKANLAR KURULU’NU İŞARET ETTİ

Köy okulları açıldı. 1 Mart’ta ilkokulların tüm sınıfları ile 8. ve 12. sınıflar açılacak. Peki diğerleri? Milli Eğitim Bakanı yarın yapılacak kabine toplantısını işaret etti. “Salgın sürecinde yüz yüze eğitimle ilgili kararlar alınırken ülke ölçeğinde değil, yerel ölçekte adımların atıldığı ve okulların açıldığı uygulamaların Avrupa’da, Amerika’da ve dünyanın pek çok ülkesinde başarıyla sürdürüldüğünü görüyoruz. Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın önceki hafta kabine toplantısının ardından ifade ettiği gibi, salgının seyrine bağlı olarak her ilin kendi koşulları doğrultusunda yüz yüze eğitimle ilgili kararı nasıl alabileceği konusunu bu haftaki kabine toplantısında yeniden değerlendirileceğiz. Yine, Bilim Kurulu’nun ve Sağlık Bakanlığı’nın ortaya koyduğu verilerle bizim eğitime ilişkin ortaya koyduğumuz verilerin mukayeseli olarak ele alınması söz konusu olacak. Buna göre karar verilecek” diye konuştu. Zor bir karar. Ziya Selçuk, günlük verilere göre hareket edildiğini anlatıyor ama sonuç itibarıyla “Biz hazırız” diyor.

BÖLGESEL OLARAK AÇILABİLECEK Mİ?

Her bölgenin, hatta her şehrin verisi farklı. Peki verileri iyi gelen bölgelerde okullar açılabilecek mi? Ziya Selçuk, “Nasıl ki sayın valilerimiz meteorolojik koşullarda ve diğer salgın durumlarında kendi şehirleri için tatil ilan edebiliyorlarsa, virüsle bağlantılı olarak da bu ilde okullarda yüz yüze veya uzaktan eğitime geçilip geçilmeyeceği konusunda karar alma imkânları var. Uluslararası normlara göre tamamen açılması gereken şehirler de var, verilere bağlı olarak belli ölçüde ve kriterlerde yüz yüze eğitime başlayabilecek şehirler de var. Dünyanın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan bu normlara göre, valilerimiz bölgesel olarak okulu açıp kapatabilir” dedi.

ÖĞRETMENLERE AŞI

Milli Eğitim Bakanı, gittiği her ilde öğretmenlerle ‘Ziya Öğretmenle Eğitim Buluşmaları’ düzenliyor. Bakan toplantıya giderken, öğretmenlerin aşı takvimini sordum. “Önceki perşembe günü Sağlık Bakanlığı’na öğretmenlerimizin ihtiyaç duyulan bilgilerini gönderdik ve bunlar randevu sistemine yerleşecek şekilde bir otomasyon yazılımına konuldu. O işlemler büyük ölçüde bitti zaten ve şubatın son haftası, öğretmenlerin aşılanmasıyla ilgili sürecin başladığı hafta olacak” diye yanıt verdi.

‘ÖĞRETMENLERLE BİRLİKTE AŞI OLACAĞIM’

Tabii hemen ardından “Siz aşı oldunuz mu” diye sordum. “Ben henüz aşı olmadım çünkü aşımı öğretmenlerimizle beraber olmak istiyorum” diyerek bu konuda meslektaşlarına öncülük etmek istediğini dile getirdi. Milli Eğitim Bakanı içi dışı eğitimci olan birisi. Bir şapkası bakansa, diğeri Ziya Hoca. O nedenle öğretmenlerle birlikte aşı olma kararına şaşırmadım.

KAYNAK: HÜRRİYET