DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Az Bulutlu

Kritik açıklamalar!

Kritik açıklamalar!
09.12.2019
222
A+
A-
HABERTURK.COM

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri ile Libya ile varılan mutabakat, NATO Zirvesi ve Barış Pınarı Harekatı hakkında kritik açıklamalar yaptı. Akar, Anadolu Ajansı’nın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Akar’ın açıklamalarının satırbaşları şöyle: 

NATO Zirvesi: Baltık Planı ve Türkiye Planı söz konusu. Sıkıntı bizden kaynaklanmıyor. Daha önce kabul edilen ve terör örgütü kabul edilen YPG’nin, Türkiye’nin savunma planına gelindiğinde PKK/PYD’nin terörist olmadığına dair görüş belirlendi. Bizim planımızın yayınlanması engellendi. Bizim planımız yayınlanmıyor, kuzey ve güneydeki savunma planlarının birlikte olması lazım dedik. En son yapılan taviz değil. Polonya-Baltık Planı’nın askeri komitede yeniden değerlendirilmesine fırsat verdik. NATO’nun kabul ettiği bilgilerin, değerlendirmelerin aynı şekilde yer almasını bekliyoruz. Burada meseleler karışık olduğu için tek seferde söylenerek anlaşılmıyor, tekrar tekrar anlatmak gerekiyor. Bizim isteklerimiz son derece objektif, makul, mantıklı. Bizim bu isteklerimizden de geri dönmemiz söz konusu değil. 

LİBYA MUTABAKATI: Libya’daki bu olayların çıkmasından sonra ara verildi. Bu işler 2018’den bu yana tekrar gündeme geldi. Müzakereler oldu. Konuşuldu, tartışıldı. Ortaya bir çözüm yolu çıktı. Bunlar bir günde olan olaylar değil. Ulusal Mutabakat Hükümeti BM tarafından tanınan hükümettir. 27 Kasım’da bir mutabakat muhtırası imzalandı. TBMM ve Libya meclisi tarafından onaylandı, BM’ye gönderildi. Biz komşularımızla iyi ilişkiler içinde olmak istiyoruz. Hakkımızı, hukukumuzu çiğnetmeyiz diyoruz. Hiçbir şekilde diğer ülkelere karşı olmadığını, onlara karşı taciz anlamı taşımadığını, Libya ile Türkiye arasındaki bir mutabakat olduğunu dikkatlerinize sunmak istiyorum. Diğer komşularımızla görüşmeye hazırız. Libya hükümetinin Atina Büyükelçisi sınırdışı edildi. Bunun bir acizlik olduğunu değerlendiriyoruz. Sonucu etkilemeyeceğini de bildirmek istiyorum. Fevri hareketler yapılması ortamı germekte. Akıl ve mantık olarak yaklaşılmasını istiyoruz. Londra’daki zirvede Cumhurbaşkanımız, Yunan Başbakanı ile görüştü. Bu gelişme açık bir şekilde ifade edildi. 

DOĞU AKDENİZ: Bizim Doğu Akdeniz meselesi değil, bütün alanlarda hakkımızı, hukukumuzu korumak için elimizden gelen gayreti gösterdik. Biz burada gerçekten iyi komşuluktan yanayız. İyi komşuluk ilişkilerinin yerine getirilmesinden yanayız. Muhataplarımızda bazı önyargılar görüyoruz. Oldu bittiye göz yummayacağız. Türkiye’nin içinde olmadığı çözüm yollarının geçerli olmayacağını söylemek istiyoruz. Türkiye garantör ülke. Biz haklarımızı ve sorumluluklarımızı yerine getireceğiz. Uluslararası çerçevede bir anlaşma yapıldı, bir garantörlük var, oturup konuşalım. Siz orada Türk kardeşimizi yok sayarak bunu adil olarak kabul edebilir misiniz? Yunan komşularımız her seferinde AB’ye müracaat ederek, onların desteğini alarak, akıl mantık dışı ifadelerle olayları çarpıtıyor. AB desteğiyle olmaz. Oturalım, görüşelim, biz müzakereden yanayız. Siz hep bana hep bana derseniz bunun çözüm olmayacağını herkes söyler. Akılla, mantıkla, sabırla tüm tarafları çözüm masasına davet ediyoruz. Çözüm odaklı olacak bu görüşmeler. 

MÜLTECİ MESELESİ: Yardım ve destek konularında muhataplarımız yavaş hareket ediyor. Bizim dileğimiz verilen sözlerin yerine getirilmesi. 

BARIŞ PINARI HAREKATI: Muhataplarımızdan işbirliği talep ettik. 6-7 ay çalıştık, planlamalar yaptık. İstihbarat alışverişi yaptık. 49 gün birlikte çalıştık. Bu terör koridorunu önlemek için terör örgütünü çıkarılması, ağır silahların yok edilmesi planlandı. Burada istediğimiz gibi ilerlenmedi. Süre geçtikçe YPG’nin güçlendiğini gördük. 9 Ekim’de harekatı başlattık. 145 km genişliğinde, 30 km derinliğinde bölge kontrol altında. ABD’lilerle yaptığımız anlaşma bakımından terör örgütünün çıkarılması bakımından gayret gösterdiler. Doğusu ve batısındaki teröristlerin çıkarılması konusunda Ruslarla mutabakat imzaladık. 34 bin civarında teröristin çıktığını söylediler. İyi niyet, gayret de olsa tamamının çıkmadığını görüyoruz. Çok ciddi tacizler var. Biz meşru müdafaa hakkımızı kullanıyoruz. Çok çeşitli dezenformasyon yapılıyor. En önemli konulardan biri bizim Kürtlere karşı bir takım operasyon yaptığımız. Bu kesinlikle söz konusu değil. Bizim tek hedefimiz teröristler. Hiçbir şekilde YPG Kürtlerin temsilcisi olamaz. Etnik ve dini yapılarla sorunumuz yok. Bu teröristler kiliseleri karargah yapmışlar, TSK bunları temizledi. Hiçbir ülkenin göstermediği hassasiyeti gösterdik. 

DİN DEĞİŞTİRME ELEŞTİRİSİ ve KİMYASAL SİLAH İDDİASI: Yalanla iftirayla bir yerlere gelmeye çalışıyorlar. Yerle yeksan hale geldiler. Mehmetçiğin yıldırım hızıyla hedeflerine ulaşmasıyla ezildiler. Yalandan, iftiradan başka çareleri kalmadı. Papaz arkadaşlardan rica ettik, Rasulayn’da Tel Abyad’da dininizin gereğini yapın dedik. Biz teşvik ettik, helikopter tahsis ettik. Gelenler oldu, gelmeyenler oldu. Oradaki bazı vatandaşlarımız TSK’ya, Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ettiler, dua ettiler. Bizim envanterimizde kimyasal silahımız yok. Doktrinimiz, eğitimimiz yok, atma vasıtamız yok. Bizim bununla uzaktan yakından ilgimiz yok. Muhataplarımız gayri resmi olarak ifade ettiler. Bizde kesinlikle kimyasal silah yok, etnik ve dini ayrımcılık yok.  

TANK-PALET FABRİKASI: Türkiye çeşitli ambargolarla, yaptırımlarla karşı karşıya kalmış bir ülke. Biz mavi vatanımızın, 82 milyonun güvenliği için kendi silahlarımızı, mühimmatımızı yapmak zorundayız. Bunun için başlatılmış bir seferberlik var. Gemilerimizi yaptık, uçaklarımızı yapmak üzereyiz, helikopterlerimizi yaptık, İHA’ları yaptı, topumuzu yapıyoruz, mühimmatımızı yapıyoruz. Geriye kaldı tank. Tankımızı yapmaya çalışıyoruz. Şu anda geldiğimiz noktada, 2008’de başlayan bir faaliyet var, prototipler var, 2018’de yapılan bir ihale var. Bu ihaleye 3 firma girdi BMC kazandı. Kısmen belli bölümlerde kullanılmak üzere Arifiye’de fabrikanın kullanmak hakkı verildi. Elimizdeki bu imkanlardan yararlanmak üzere BMC kazandı. Yeni fabrika kurulması zaman alacaktı. Karasu’da bir fabrika inşaatı başladı. Yabancı sermaye gelmesin mi? TSK’nın tanka ihtiyacı var. Fabrika kurulacağı zaman ilk lazım olan palettir. Burada sanki tank üretiliyormuş gibi bir algı var. Burada tank değil, palet üretiliyor. Oradaki fabrikanın modernizasyonu sağlanacak. Biz bu şekilde baktığımızda en mantıklı yol olduğunu değerlendiriyoruz. 3 firma ihaleye girdi, birisi aldı. Mülkiyet tamamen TSK’ya ait. Asker, subay ve sivil mühendislerimiz var. Onlar faaliyetleri kontrol edecekler. Denetim yetkisi tamamen Milli Savunma Bakanlığı’nda. Bunun sadece işletme hakkı olduğunu görmemiz lazım. Kaynakların etkin şekilde kullanılacağını değerlendiriyoruz. Atıl olmasın istiyoruz. Fiyat konusunda hesaplar kitaplar belli. Komitemiz bunu takip edecekler. Bu çerçevede bir an önce tanka sahip olmamız gerçekleşecek. Sonuçta Türkiye tanka sahip olacak, amacımız bu. Her şey açık, gerekiyorsa muhalefete bilgi sunarız.

F35 KONUSU: Çok konuştuk, çok izah ettik. Zor bir konu değil. Sayın Trump kendi muhataplarına, Obama yönetimi suçlayıcı açıklamalarda bulundu. Biz ortağız, müşteri değiliz. 2.1 milyar borcumuzun 1,4 milyarını ödedik. S400 meselesi ortaya çıktığında ‘Bunları veremeyiz’ dediler. Biz de bunun uygun olmadığını izah ettik. Suriye’de Rusların S400’leri var, ABD’lilerin uçakları var. Bunlar etkileşim içinde değiller mi? Burada bir sıkıntı söz konusu. Biz F35’in kodlarının açığa çıkmasını istemeyiz. Bizim de güvenliğimiz bakımından etkin olacak bir uçak. Malatya’da üssümüzü hazırladık. Son ABD ziyareti sırasında Sayın Trump, Sayın Cumhurbaşkanımıza söyledi, ‘Arkadaşlar bir araya gelsin, çalışsınlar’ diye. S400’ler kuruluyor, personel eğitimi sürüyor. F35 konusunda kendi tezlerimizi söyleyerek bu işin makul ve mantıklı şekilde çözülmesini istiyoruz. Bu olmazsa başka arayışlar içine gireceğimizi söylüyoruz. Biz F35 ile S400 konusunda çözülebileceğini, F35’lerin bize verileceğini beklediğimizi ifade ediyoruz. F16’ların süresi doluyor, yeni nesil uçak almamız gerekiyor. Uçak almamız gerekiyor. ABD ile stratejik ortak olmamız bakımından bizi anlamaları. Çözeceğiz, çözmeye çalışacağız. Bu işin bir çözümü olacaktır diye düşünüyoruz. Bazı hareketlenmeler var bu hareketlerin önümüzdeki günlerde genişlemesini bekliyoruz.

PATRİOT KONUSU: Türkiye geniş bir ülke S400’lere ilave Patriot da Samp-T de alabiliriz. 

hulusi akarson dakika haberlerison dakika haberlerGÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

halkalı escort
bodrum escort