DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Az Bulutlu

Anneleri katledilen çocuklar ne olacak?

Anneleri katledilen çocuklar ne olacak?
02.02.2020
238
A+
A-
Emrah Doğru[email protected]

Kadın cinayetleri konusunda özellikle sosyal medyadaki duyarlılığın etkisiyle farkındalık oluşurken konu, alınması gereken önlemler ve cezalar üzerinden tartışılmaya devam ediyor. Konunun gündeme gelmeyen yönü ise annesi öldürülen çocukların akıbeti… “Annesi toprağa babası ise hapse giren ya da aile içi şiddet mağduru olan çocuklar, bugün ve gelecekte nasıl yaşayacak, onlara yardım elini kim uzatacak?” soruları yanıt bekliyor. İşte tam da bu noktada devlet ve doğal olarak Aile ve sosyal Bakanlığı devreye giriyor. Mağdur ailelerin çocukları yetişkin yaşa gelene kadar devletin bünyesinde geleceğini inşa ediyor.

Habertürk’ten Emrah Doğru’nun haberine göre, koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, danışmanlık hizmetleri, eğitim, sağlık, bakım ve barınma şeklinde 5 ayrı alanda destek veriliyor. Son dönemde giderek artan kadına şiddet olaylarının doğal sonucu olarak, cinayete kurban giden annelerin geride bıraktıkları çocukları yönünden ortaya çıkan durumun hukuki ve fiili açıdan değerlendirmesini yapan Avukat Cem Kaya, velâyet ve vesayet başta olmak üzere iaşe ve ibatelerinin (barınma) tanımının son derece ayrıntılı bir hukuki prosedürü de beraberinde getirdiğini söylüyor.

VELAYET ALTINDA BULUNMAYAN ÇOCUKLARIN VESAYETİ

Av. Kaya şöyle konuşuyor: “Annesi vefat eden ve henüz reşit olmayan bir çocuğun hukuki açıdan temsili öncelikle ‘babası’ konumundaki diğer eşe verilmektedir. Ne var ki, annenin ölümüne bizzat eşinin (müşterek çocuğun babasının) sebebiyet verdiği ve baba hakkında tutuklama ya da mahkumiyet kararı verildiği ve/veya babanın da hayatta bulunmadığı yahut velâyet görevini yerine getirmeye engel bir müşkülatın mevcudiyeti halinde bir boşluk ortaya çıkmakta. Kanun koyucu bu tür durumlarda çocuklar açısından herhangi bir mağduriyete sebebiyet verilmesini önlemeyi temin etmek için birtakım yasal düzenlemelere yer vermiştir. Bu çerçevede 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 404’üncü maddesinde, “Velâyet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınacağı ve böylesi bir durumda bilgisi olan resmi görevlilerin derhal yetkili organlara ihbar sorumluluğu bulunmaktadır.” 

“KORUNMAYA MUHTAÇ ÇOCUK STATÜSÜ”

Hukukçu Cem Kaya, söz konusu kanunun 413 ve ilgili maddelerinde, vesayet makamı konumundaki sulh hukuk mahkemeleri tarafından bu görevi yapabilecek yetenekte olan kişilerin ‘vasi’ olarak atanması gerektiği, durumun önemine göre, birden ziyade şahsın da kurul halinde vazife yapmak üzere görevlendirilebileceğini düzenlemekte olduğunu söyledi.

Peki mahkemelerin vasi olarak atanacak kişi ve kişilere getirdiği kriterler neler?

Kaya’nın cevabı şöyle: “Bu görevlendirmelerde öncelik, ilgili koşulları sağlamak kaydıyla yakın aile bireyleri ve akrabalara aittir. Haklı sebepler engel olmadığı müddetçe, vesayet makamı bu hususa riayet etmekle sorumludur. Bu çerçevede, mahkemeler, yerleşim yerlerinin yakınlığı ve şahsi ilişkileri göz önünde tutarak vesayete ilişkin kararlarını ortaya koymaktadır. Şayet küçük yönünden, vesayet görevini ifa edebilecek akrabanın, kanunun ifadesiyle hışmın bulunmadığı durumlarda ise, devletin resmi kurumları olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı uhdesinde hizmet veren Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu başta olmak üzere, resmi merciler tarafından çocuğun fiili bakımı ve hukuki açıdan üstlenilmektedir. Bu gibi durumlarda ilgili kurumun başvurusu üzerine, vesayet makamı konumundaki yetkili sulh hukuk mahkemeleri, kendilerine yönelik olarak resmi talepleri,  söz konusu çocukları ‘Korunmaya Muhtaç Çocuk’ statüsüne alarak ve yüksek menfaatini gözeterek karara bağlamaktadır.”

YAŞI KAÇ OLURSA OLSUN HER ÇOCUKTA GÖRÜLÜYOR

Bir diğer konuştuğumuz uzman kişi ise klinik psikolog Rukiye Karaköse. Karaköse, annesini kaybetmiş çocuklar ile travma ilişkisine dikkat çekiyor:

“Çocuk, bu dünyaya doğduğunda buranın yabancısıdır. Anne ona kılavuzluk eder, sevgi verir, hayatı öğretir. Çocuk, anneyle birlikte hayata da bağlanır. Yaşı kaç olursa olsun bir çocuk için annenin ölümü onun için ciddi bir travmadır… ” Normal ölüm bile travma sebebi iken cinayete kurban gitmiş olan bir annenin çocuğu olmanın mevcut travmayı nasıl katmerleneceğine dair sorumuzu yanıtlayan Karaköse, şöyle konuşuyor:

“PERSONEL TRAVMALAR KONUSUNDA EĞİTİLMELİDİR”

“Üstelik bu ölüm cinayetle, hele de babanın eliyle gerçekleşmişse travmanın büyüklüğü katlanır. Devlet korumasına alınan bu çocuklarımızla ilgilenecek personel (bakımdan temizlik hizmetlerine kadar) özellikle sabırlı ve şefkatli olmalı. Bu özelliklere sahip kişiler arasından seçilmelidir. Travmalar konusunda da eğitilmelidirler. Ayrıca bu çocuklarımızın uzun yıllar psikolojik destek görmeleri ve her ihtiyaç duyduklarında tekrar desteğe ulaşabilmeleri sağlanmalıdır. Anne ve babanın bir işlevi de çocuğa rol model olmaktır. Hem onlarla ilgilenen personel, hem de -devreye girdiği takdirde- koruyucu aileler, bunun bilincinde olmalı ve buna göre davranmalıdır.”

Çocuğa gösterilecek bazı yanlış tutumlar geçmiş acısını depreştirebilir ve çocuğa “ikincil travma” yaşatabileceğini söyleyen Karaköse sözlerini şöyle tamamlıyor: “Bu bakımdan çocukla temasta olan herkesin eğitimli, sabırlı ve şefkatli olması çok önemlidir. Çocuklarımız bu destekleyici sistem içinde tedavi olup tekrar hayata karışabileceklerdir…”

DEVLETİN VERDİĞİ HİZMETLER NELER?

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 2019 yılında yayınlanan “Korunma/Bakım Süreci ile Bakım Sonrası Hizmetler” başlıklı kitapçıkta devletin verdiği hizmetlerle ilgili bilgiler veriliyor. Söz konusu kitapçıktaki bilgilere göre Adli ve idari merciler, kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, korunma ihtiyacı olan çocuğu Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nla bildirmekle yükümlü. Ayrıca çocuk ile çocuğun bakımından sorumlu kimseler çocuğun korunma altına alınması amacıyla Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bizzat başvurabiliyor.

İŞLEM NASIL BAŞLATILIYOR?

Kendisine bildirilen olaylarla ilgili olarak gerekli araştırmayı yapan Bakanlık, yapılan sosyal inceleme sonucu çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getiremediği kanaatine sahip olması halinde koruyucu ve destekleyici tedbir kararları alınması yönünde işleme başlıyor. Hakkında sosyal inceleme yapılan çocuk ile ilgili koruyucu ve destekleyici tedbir kararları Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nca talep edileceği gibi söz konusu çocuğun anne, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, cumhuriyet savcısının talebi üzerine veya kimseye danışmaksızın çocuk hâkimi tarafından da karar verilebiliyor.

BAKIM HİZMETLERİ NASIL VERİLİYOR?

Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar için kuruluş bakımına alınmaksızın öz aile, akraba veya aile odaklı bakım hizmetlerinden yararlanabiliyor. Aile yanında bakımı mümkün olmayan çocukların ise son seçenek olarak aile yapısına en yakın kuruluş modelleri içerisinde yerleştiriliyor.

KORUYUCU AİLE HİZMETLERİ

Bu durumda, Aile Odaklı Bakım Hizmetleri ve Koruyucu Aile Hizmetleri çerçevesinde çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakımları bir süre için sağlanamayan çocukların eğitim, bakım ve yetiştirilme sorumluluğunu kısa veya uzun süreli olarak, ücretli ya da gönüllü statüde devlet denetiminde paylaşan, hissettikleri toplumsal sorumluluğu gösterebilen uygun aile ya da kişiler yanına bırakılabiliyor. Koruyucu ailelere çocukların yaş ve öğrenim durumlarına göre ödemeler yapılıyor. Ayrıca ailelerin, genelde de annenin isteğe bağlı sigorta primleri ödeniyor.

EVLAT EDİNME HİZMETİ

Çocuğun durumu evlat edinebilmeye uygun ise, durumu evlat edinmeye uygun kişi-eşler arasındaki hukuki bağlar sağlanarak çocuk ebeveyn ilişkisi kurulabiliyor.

Bakanlığın, Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti  (SED) çerçevesinde ise temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ailelere, çocukların ailelerden ayrılmadan yanlarında bakımına imkan sağlanması amacıyla sözkonusu ailelere ekonomik veya psiko-sosyal destek hizmetleri veriliyor.

MESLEK EDİNMEYE İLİŞKİN ÇALIŞMALAR

Ailelerin ekonomik yoksunluğu nedeniyle kurum bakımına alınma riski bulunan çocuklar için ailelere sağlanan sosyal ve ekonomik destek ile çocuklar öz aile veya yakınları yanında desteklenerek aile birliği ve bütünlüğün sağlanması amaçlanıyor. Bununla birlikte hizmetten yararlanan aileler İŞKUR meslek edindirme kurslarına yönlendirilerek kendi hayatlarını sürdürebilecekleri iş ve meslek edindirmelerine yönelik çalışmalar yapılıyor.  SED hizmeti, ailenin ihtiyacına göre süreli veya geçici ekonomik destek hizmetlerini içeriyor. 2018 yılında Sosyal ve Ekonomik Destek, Koruyucu Aile ve Evlat Edindirme  Hizmetlerinde ön başvurular e-Devlet üzerinden alınabiliyor.

KORUNMA VE BAKIM SONRASI HİZMETLER

Korunma kararı genel olarak çocuk reşit olana kadar devam ediyor. Ancak bu karar, korunma kararına neden olan şartların ortadan kalkması durumunda kurum yetkililerinin tavsiyesi üzerine mahkemece çocuk reşit olmadan önce kaldırılabileceği gibi reşit olduktan sonra da çocuğun rızası alınmak şartıyla karar veriliyor.

Reşit olduktan sonra korunma kararının devamı ise 18 yaşını tamamlamış olan korunmaya ihtiyacı olan çocuklar ve yükseköğrenime devam edenlerin 25 yaşına kadar korunma kararları uzatılabiliyor.

BEDENSEL, RUHSAL VE ZİHİNSEL ENGELLİLER

Öğrenime devam etmeyen 18 yaşını doldurmuş çocukların bir iş veya meslek sahibi yapılarak kendi kendilerine yeterli olabilmelerinin sağlanması amacıyla 20 yaşına kadar korunma kararını uzatmak mümkün olabiliyor. Bunlardan korunma kararı kalkmış, ancak tek başına yaşamını sürdüremeyecek durumda bulunan kız çocukları, kendi kendilerine yeter duruma gelinceye kadar himaye ediliyor. Ayrıca bedensel, zihinsel ve ruhsal engellikleri nedeniyle sürekli bakıma ihtiyacı olan ve çalışamayacak durumda olan çocukların korunma kararı uzatılabiliyor. Bu kapsamda gerekirse engel durumuna göre engellilere hizmet veren kuruluşlara nakil ediliyor ve ömür boyu bakım hizmetlerinden yararlanılabiliyor.  

REŞİT OLAN GENÇLERE SAĞLANAN DESTEKLER

Sosyal hizmet modellerinden reşit olarak ayrılan gençlerin kuruluş bakımından ayrıldıktan sonra hayatlarını en iyi şekilde sürdürebilmeleri, topluma kısa sürede uyum sağlayabilmeleri için çeşitli destek mekanizmaları devreye giriyor. Bunlar; bakım sonrası izleme ve rehberlik alma hakkı, istihdam hakkı ve özel sektörde çalışma hayatına prim desteği, sosyal ve ekonomik destek, barınma ve zorunlu ihtiyaçların karşılanması desteği ve kız çocuklarına çeyiz desteği olarak tespit edilenler kümesini oluşturuyor.

İstihdam hakkına sahip gençlerin özel sektörde çalışmaları halinde 31/5/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu doğrultusunda ödenmesi gereken malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi ile işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren beş yıl süre ile Hazine tarafından karşılanıyor.

BAKANLIKTAN EKONOMİK DESTEĞE İHTİYAÇ DUYAN GENÇLERE

Devlet korumasında yararlanarak ayrılan gençlere uzun vadeli sigortalı kollarına tabi bir işte istihdam edilene kadar destek veriliyor. Bakanlığın ekonomik desteğe ihtiyaç duyanlar için reşit olduktan sonra üniversiteyi kazananların eğitim süresince, herhangi bir iş ve meslek edinememiş olup desteğe ihtiyaç duyanlara 2 yıl süreye kadar, ihtiyaç duyanlara yılda en fazla 2 kez geçici ekonomik destek ödemesi de yapılabiliyor.

BARINMA VE ÇEYİZ DESTEĞİ

Bakanlığın ayrıca barınma ihtiyacı olan gençlere Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulunun ilgili kararı doğrultusunda barınma yardımında bulunuyor. Bu çerçevede gençlere işe girene kadar kamu misafirhanesi, sosyal tesis, konukevi ya da aynı standartta bir otel, pansiyon gibi yerlerde kalabilmesine olanak sağlanıyor. Diğer yandan sosyal hizmet kuruluşlarında korunma kararı devam eden kız çocuklarından evlenenlere çeyiz ihtiyaçlarını karşılamak ve bir defaya mahsus olmak üzere en yüksek devlet memuru aylığının bir buçuk katı tutarında evlenme yardımı yapılıyor.

 

anneleri katleden çocuklardevletin hizmetlerison dakika haberlerGÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİRöportajlar, insan hikayeleri, belgeseller… Binlercesi YouTube kanalımızda.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.