DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Çok Bulutlu

Acılı anne ve baba Habertürk’e konuştu

Acılı anne ve baba Habertürk’e konuştu
06.12.2019
182
A+
A-
HABERTURK.COM

Önceki gün evinin önünde kalbinden bıçaklanarak hayatını kaybeden Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Ceren Özdemir’in baba evinde tarifi anlatılamaz bir matem var.  Habertürk’ten Arzu Kaya’ya konuşan acılı baba Yılmaz Özdemir, “gereken yapılsın, devlet büyüklerimiz bu işe önlem alsın. Ben garsonluk yaparak gece gündüz çalışıyorum, çocuklarımı büyütüyorum. Aslında en temel sorunumuz eğitim” derken anne Güfer Özdemir ise, “Nasıl bir şey bu? Ben hiçbir cana kıyamam. Benim evladım da kıyamazdı. Bu canileri bir yerde tutsalar da insanlar rahat etse.  ifadelerini kullandı. 

“NE KADAR MÜDAHALE EDİLSE FAYDASIZ”

Ceren Özdemir’in babası Yılmaz Özdemir o günü şöyle anlattı: “Saat 12.00 gibi evden çıktığını biliyorum. Annesi kahvaltısını hazırlamış. Özel bir sanat evinde bale öğretmenliği yapıyordu. Orada kurs veriyor saat 19.00’a kadar. Saat 19.00’da oradan çıkıyor. Eve gelene kadar olanlar oluyor. Binanın giriş kapısı otomatik çalışmadığı için bazen takılıyor. Ablası üstten anahtarı atıyor. Ablası orada bir kişiyi görüyor. Biz mahallemizde 17 yıldan beri hiçbir şey yaşamadık, böyle bir olaya mazur kalmadık. Ablası kapının sesini duyuyor, dairenin kapısını açıyor, bir süre bekliyor bakıyor Ceren gelmiyor. Aşağıya iniyor, çığlık kopuyor! Ardından annesi gidiyor. Emekli hemşire olan eşim ilk müdahaleyi yapıyor. Bu kadar biliyoruz. Ne kadar müdahale edilse faydasız. Bıçak kalbine saplanmış. Beni aramaya fırsatları olmamış, ambulans çağırmışlar. Başka bir mahallede oturan bir arkadaşım bana söyledi, taksiyle direk hastaneye geçtim.

“HEP DUA ETTİK AMA KURTARAMADIK MAALESEF”

Bu acıyı anlatmanın tarifi imkansız. Ne diyebilirim, bilemiyorum. Hastanenin acil servisinde beklemek, ameliyathanenin kapısında beklemek… Hep dua ettik ama kurtaramadık maalesef. Emniyet’teki arkadaşlarımız bilgileri verdiler. Şahsın cezaevine gittiğini biliyoruz. İyi bir ceza vermeleri gerekiyor. Bu şahısları dışarı bile çıkarmanın sakıncalarını herkes görmeli. Türkiye değil dünya görmeli. Bizim adalet konusunda yapabileceğimiz bir şey yok. Ben çocuğumu sanat ruhlu yetiştirdim. Topluma faydalı olsun diye yetiştirdim. Bunun önlemini alacak devlet büyüklerimiz. Bizim elimizden bir şey gelmez.

“CEREN İNCE RUHLU BİRİYDİ KİMSEYİ ÜZMEDİ”

Bu insanların psikolojik sorunları varsa açık cezaevini de almasınlar. Gerekli cezalar verilmediği müddetçe bu tür cezalar her zaman yaşanabilir. Ceren bu yaşına kadar küçüklüğünden beri hiç bizi yormadı. İnce ruhlu, insanlara, büyüklerine saygılı, okul arkadaşlarıyla arası iyiydi. Kimseyi incitmedi bugüne kadar. Geçen ay bir olay olmuş. Sokak köpeğine salam almış. Annesi sormuş, ‘param yok’ demiş, ‘O açken ben yiyemem’ demiş. Güzel sanatlar fakültesinin 3. yılında fotoğraf ve kameramanlık bölümüne kaydını yaptırmıştı. Çalışkan bir çocuktu. Sürekli kitap okurdu. Gelecekteki hedefi yüksek lisansını yapmaktı. Sanatçı olma özlemi vardı. Tiyatro çalışmaları da vardı, oyunlar çıkarmıştı. Okulda da başarılı bir öğrenciydi. İçim o kadar yanıyor ki, ne söyleyebilirim. Bence gereken yapılsın, devlet büyüklerimiz bu işe önlem alsın. Ben garsonluk yaparak gece gündüz çalışıyorum, çocuklarımı büyütüyorum. Aslında en temel sorunumuz eğitim.

“SOSYAL MEDYADAKİ YORUMLAR BİZİ ÜZÜYOR”

Baro başkanımız bu işle ilgileniyor. Bu süreç devam edecek. Sosyal medyadan küçük düşürücü sözlere maruz kalıyoruz. Çok takip edemiyorum şu anda. Onların da peşine gitmeyi düşünüyoruz ayrıca. Bunun önleminin alınması taraftarıyız. Devlet büyüklerimizden bunları istiyoruz. Ülkemizde rahat huzurlu yaşayalım, çocuklarımız sokağa korkmadan çıksın, evine özgürce gelebilsin diye uğraştık. Sadece ailemi teselli etmeye çalışıyorum. Başka yapabileceğim bir şey yok, uyku uyuyamıyoruz. Bizi üzen sosyal medyadan gelen olumsuz şeyler. Eleştiri yapan insanın kendi çocuğu da vardır mutlaka. O resimlerle eleştirilmemesi gerekiyor. O eleştiriyi yapanlar bir kendi çocuğuna bir de benim çocuğuma baksınlar.

“TEK İSTEĞİM VAR! ANNELERİN CİĞERİ YANMASIN!

Psikopat birisi cezaevinden bırakılır mı? Bunu bırakan da suçlu o zaman. Hepimiz suçluyuz. Nasıl bir şey bu? Ben hiçbir cana kıyamam. Benim evladım da kıyamazdı. Bu canileri bir yerde tutsalar da insanlar rahat etse. 5 dakika önce telefonla görüştük. ‘Anne eve geliyorum, ne yemek var, çorba içmek istiyorum’ dedi. ‘Kızım var çorba’ dedim. Ablasıyla konuştu. Arkadaşları çağırmış bir yerde oturmak için. Keşke gitseydi, belki kurtulurdu. Benim ciğerim yandı, tek bir isteğim var, annelerin ciğeri yanmasın.

 

ceren özdemirbaba yılmaz özdemiranne güfer özdemirhaberlerson dakikason dakika haberlerceren özdemir son dakikaGÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

halkalı escort
bodrum escort